Sendikaya üyelikte noter şartı yerine getirilen e-devlet uygulamasıyla üyelikler hızlanırken patronlar da saldırılarını hızlandırdılar.

AKP’nin her “ileri” adımı gibi son yasalarla düzenlediği sendikal üyelik süreci de bir adım ileri iki adım geri anlamına geliyor. Sözde sendikalara üyelik sürecini kolaylaştıran e-devlet uygulaması, süreci kolaylaştırmak bir yana sendikasızlaştırma saldırısının temel araçlarından biri haline geldi.

“Devlet kapısından” dönmek

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu 2013 Kasımı’nda yapılan değişiklikle yeniden şekillendirildi. Sendikalara üyelikte noter şartının kaldırılıp devlet denetiminin sürdürülerek internet üzerinden işlem yapılması uzun dönem propaganda konusu edilmişti. “E-devlet kapısı” kullanılarak birkaç dakika içinde üyelik yapılabileceği tekrarlanıyordu. Fakat daha yasa geçerken sendika üyeliğinin devlet denetiminde kalmaya devam etmesine dair çekinceler varken uygulamada esas sorunun boyutu ortaya çıktı. Böylece ‘e-devlet kapısının’ sendikal örgütlenmenin değil, patronların örgütsüzleştirme saldırısının kapısı olduğu görüldü.

Sınıf düşmanları yöntemi çabuk öğrendi

Aradan geçen bir buçuk yıllık süreçte sendikalaşmaya karşı patron tarafından hayata geçirilen saldırılara e-devlet şifrelerini gasp etmek de eklendi. Zira şifrelerin patronun elinde olması, hem işçinin denetimini kolaylaştırıyor hem de mevcut sendikal örgütlülüğe karşı saldırı için hızlı alternatif uygulamasını sağlıyor. Hatırlanacağı gibi, Sütaş’ta, Standart Profil’de, Karaca Narin Triko’da patronlar bu yöntemi kullanmış, işçiler e-devlet şifreleri alınarak istifa ettirilmişlerdi.
Sendikadan istifa ettirmekle sınırlı kalmayan patronlar, şifrelerini topladığı işçileri işbirlikçi sendikalara üye yapıyorlar. İzmir Yatsan’da DİSK Tekstil’e karşı TEKSİF, Örma Tekstil’deyse TEKSİF’e karşı Öz İplik-İş, Kayseri'de Ofis Büro ve Flekssit’te Birleşik Metal-İş'e karşı Öz Ağaç-İş, Bursa Laspar’da Petrol-İş’e karşı Türk Metal (Bazı patronlar işlemi garantiye almak için işkolu değişikliği de göstermişti) örnekleri gibi nice fabrikada aynı yöntem devreye sokuldu.
Kocaeli’deki Kartepe Belediyesi de yöntem geliştirenlerden oldu. Kartepe Belediyesi işçilerin şifrelerini ne için aldığını bildirmeden sessiz sedasız üyelikleri silmişti. İşçiler fark edene kadar birçok üyelik silinmişti. Belediye yönetimi adına Temizlik İşleri Müdürü Osman Orhan yeni torba yasayla işçilerin “çok geniş haklara sahip olacağını” iddia ederek oyalama çabasının yanında sendikaya bakışlarını şöyle ifade etmişti: “Seçim öncesi neye istinaden sendikalı yapıldınız bilmiyorum. Böyle yaparak işvereni zor durumda bırakıyorsunuz. Biz sizi sendikadan daha çok seviyoruz.”
Son olarak, Soma’daki İmbat Madencilik’in iş başvurusu sırasında istediği evraklar arasında e-devlet şifresinin de olması, artık patronların işi sıkı tuttuğunu, daha sendikal girişim bile olmadan şifreyi alıp değiştirdiğini, böylece işçileri baskı ve kontrol altına aldığını gösterdi.

İşten atma en temel argüman

Patronların bu uygulamayı bu kadar hayata geçirilebilmesinin gerisinde ise güvencesiz çalışma koşularının hüküm sürmesi yatıyor. Zira e-devlet şifrelerinin gasp edilmesinde en çok kullanılan yöntem işten atma tehdidi. Bu tehditle işçiler yıldırılıyor ve e-devlet şifrelerini teslim etmeleri sağlanıyor.
E-devlet şifrelerinin gasp edilmesi sadece patron adına süreci hızlandıran bir yerde duruyor. Yoksa düzenlemeden önceki dönemlerde de işçiler işten atma tehditleriyle sendikalardan istifa ettiriliyor, işbirlikçi sendikalara üye yapılıyordu.
İşçilerin sendikalaşma hakkının devletin ya da patronun iznine tabi olmaksızın hayat bulabilmesi için fiili-meşru mücadele hattı esas alınmalıdır. Sendikalaşma hakkına yönelik saldırılar karşısında yalnızca suç duyurularında bulunmak ya da dava açmaktan daha önemlisi, fili eylemlere saldırıya karşılık vermek, sendika ve örgütlenme hakkını savunmaktır.       KIZILBAYRAK

0 comments:

Yorum Gönder

 
HOPA DEV-LIS/K © 2014. Yaşasın SOSYALİZM Yaşasın DEV LİS/K